myspace backgrounds





KEMALETTİN BAĞCI
Myspace Layouts ALLAH' ım!.. Senden başka hiçbir şeyi olmayanben; Senden başka herşeyi olanlara acırım... "HOŞGELDİNİZ"

"AH ANNE!.."

Kategori: Belirtilmemiş

 

     "AH ANNE!.."

 

Durmuyor içimdeki ağlayan o çocuk,ah Anne!
Ne olursun, söyle ona; sen bulursun bahane.
Yeni doğdum,ne bileyim; ne olursun bir çare!
Hep ağlıyor içimdeki o çocuğum; ah Anne!

Ben şefkatin elde avuç,her bir daim var saydım;
Ah Annemsin,no'lur okşa; ancak gördü bebeğin!
Gönlüm bir çöl,ruhum kurak; unutmuştum Rahmanı,
Yedim aklı,gene açım; doyur beni ah Anne!

Gökyüzünün yanlız gezen kuşlarına dalmıştım...
İçim nadas,ufkum pek dar; çok karanlık
ah Annem!
Batmış gönle,hiçte doğmaz; ben hasretim güneş
e;
No'lur indir,ben uçmadan ne anlarım ah Anne?
.
Yollar yokuş,sensin vadim; geldim bitmez cihanım!
Ağıt sende,öpte kokla; çok özledim ah Anne!
Garip başım,geldi yaşım; gene sana muhtacım!
Sensin gizem,içten seven; çok büyü
ksün ah Annem!

Tenezzül et, sana muhtaç; pek mecalsiz her yanım,
Ben kıymetin çaptan düştüm,kızma; yeni anladım.
Hep severdin,tekrar geri; döndü sana evladın,
Tüm yanlızım,no'lur anla; bir sen kaldın ah Annem!

Gürle bana, ben anlamam kibarlıktan ah Annem!
Bakar durur akasıca,iki gözüm; ben buyum!
-Vay başıma! -Geçti Güneş! -Kavurmuşum fidanın;
Çığlar düştü,tüm nefessiz; kaldım medet ah Annem!

Muhabbetin değer cana,nerem masum; kıy bana!
Sıkma kendin,kırma dalın; kehribarım ağlama!
Bin nasihat bu musibet,ömrüm vardı hazana;
Sensin merhem,yaram derin; bağrım yanar ah Anne!

Yüce dağım; dertli başım! -Ben mi sana evladım?
Vadem gelir bugün
yarın; nerde sıram savmışım?
-Kara haber! ..-Söyle bana; ne olursa razıyım! ..
Elbet hakkın,gülmez yüzün; çok mu kızdın ah Annem?

Şu gözümü açtım tek sen, vardın gene karşımda;
Hani nerde,şimdi doğan; misler kokan o bebe?
Aldı beni,sildi attı; 'Dünya' denen hergele,
Bir sen varsın,no'lur yıka; koktum geldim ah Anne!

Geldin demek,sende yürek; gene geçtin karşıma,
Dua ettin,bildi içim; geç mi vardım farkına?
Çok ağladım,bitti ömrüm; beni de al yanına,
-Ah Annemsin,kalkta sarıl; niye girdin mezara? ..

 

 

 Tüm ANNE'lerin ANNELER GÜNÜ kutlu olsun...

 

- 9/5/2007 - yapılan yorumlar {2} - sizde yorum yazın


KALP VE...

Kategori: Belirtilmemiş

      BİR KALP VE...

Delikanlı alaca karanlıkta yürürken, yumuşak bir şeye çarptığını fark etti. Eğildi baktı. Aman Allah’ım!.. Ayaklarının arasında, yuvasından ustalıkla sökülmüş bir kalp duruyordu. Tıpkı resimlerdeki gibi diri ve kanlıydı. Onu büyülenmişçesine avuçlarına aldığında, dehşetinden çıldıracak oldu. Kalp tıp tıp atıyordu. Ve sıcacıktı. Delikanlı, sanki ellerine yapışıp bir başka uzvu haline geliveren kalpten kurtulmak istiyor, fakat ne olduğunu bilmediği, kestiremediği duygular tarafından engelleniyordu. Bir müddet sonra sakinleştiğinde, onun sahibini bulmak için en yakındaki evin kapısını çaldı ve zincir aralığından bakan genç kıza:

- Bu kalp sizin mi? diye sordu. Biraz önce buldum onu. Kız, mahcup bir ifadeyle;
- Ben kalbimi, üç ay önce rastladığım bir vefasıza kaptırdım, dedi. Yandaki eve sorun, onların olabilir.

Kızın gösterdiği ev, göz kamaştırıcı bir villaydı. Kapıyı açan hizmetkarlar, onu üst kata çıkartarak evin beyine götürdüler. Delikanlı, yumuşacık halıların üzerine damlayan
kanları ayağıyla örtmeye çalışırken:

- Bu kalp sizin mi acaba? diye sordu. Hala atıyor da...

Beyefendi, ışıl ışıl parıldayan kristal kadehinden höpürtülü bir yudum çekerek:

- Ben kalbimi dünyaya sattım, canikom, diye sırıttı.

Komşu evde bir meczup var, o bilir sahibini. Delikanlı, hızla soğumaya başlayan ve atışları gittikçe yavaşlayan kalbi bitişik kulübedeki ihtiyara koşturarak:

- Bu sizin mi? diye sordu. Çabuk olun, neredeyse duracak. Yaşlı adam, okumakta olduğu Kuran’ı yavaşça kapatırken:

- Ben kalbimi, her şeyimle Allah a verdim, evlad, diye gülümsedi. Elindekinin sahibini, neden gidip anne ve babana sormuyorsun?

- Her ikisi de yaşlanıp bunadı, diye üfüldendi genç. Bir bebek gibi alaka görmek istediklerinden, üç gün önce kavga edip onları terk etmiştim.

İhtiyar adam, büyük bir üzüntüyle:

- Terk ettin ha..! diye mırıldandı. Terk ettin demek.

Delikanlı, söylenenlere karşı kayıtsız görünüyordu. Oysa ki yaşlı adam, beklediği cevabı çoktan almıştı. Delikanlıya doğru emin adımlarla ilerledi ve iki eliyle kavradığı gömleğini bir hamlede yırtarak açıverdi. Delikanlının sol göğsünde, avuçlarında tuttuğu kalp büyüklüğünde kanlı bir boşluk vardı.

- 27/4/2007 - yapılan yorumlar {0} - sizde yorum yazın


"MEVLANA'da ~AŞK~"

Kategori: Belirtilmemiş

 

MEVLANA’DA AŞK

Mevlana der ki: Aşk geldi, damarımda, derimde kan kesildi: beni kendimden aldı, sevgiliyle doldurdu. Bedenimin her yanını sevgili kapladı. Benden kalan yalnız bir ad, ondan ötesi hep o...Uğrunda bir omur bağışlanan, yanıp yakılan bu eşsiz sevgili Allah’tır. Allaha karşı aşırı sevginin kemale erişi, asığın askta yok olusudur. Gerçek ilhama mazhar  olmuş, gerçek yokluğu zevk edinmişlerin en büyük arzusu "ilahi-vuslattır". Mevlana bu yolun coşkun asığıdır, asktan doğmuş, aşkla yoğrulmuştur." Bizim peygamberimizin yolu ask yoludur, biz ask çocuklarıyız; aşk bizim anamızdır" der ve diriliğin hakiki askta yok olmakla mümkün olabileceğini söyler; " Aşksız olma ki ölü olmayasın, askta öl ki diri kalasın" Mevlana’nın aşkı, ömrünün 3 merhalesinde olgunlaşmış, bir ömür bu uğurda harcanmıştır. Mevlana bunu şöyle dile getirir "hamdım, piştim, yandım". Mevlana’ya göre gerçek asığa asktan başkası haramdır. " Aslolan sevmektir, insanın mayasında bu duyguyu arıtmalı, ayıklamalıdır. Bedenimiz bir kovan gibidir bu kovanın balı ve mumu da ilahi AŞK’TIR" Mevlana’nın şiirlerindeki bağ, gül ve bülbül, hepside birer semboldür, asil maksat Allah’tır. Mevlana derki:" Başımı koyduğum her yerde secde ettiğim O’dur. Altı yönde ve altı cihet dışında Mabud O’dur. Bağ, gül, sema ve sevgili... Hepsi bahane, maksat daima O’dur. İşte Mevlana’daki ask ve sevgili... Çünkü o herkesi seviyor, herkesi kabul ediyordu. Onca insanlar ceset ve kalıp itibariyle çok, fakat maya ve ruh bakımından tekti. Bir rubaisinde:

" GEL, GEL, YİNE GEL, YİNE GEL... HER KİM OLURSAN OL, YİNE GEL... İSTER KÂFİR OL İSTER MECUSİ, İSTER PUTPEREST.  İSTER YÜZ KERE BOZMUŞ OL TÖVBENİ..." diyor ve ilave ediyordu; "UMUTSUZLUK KAPISI DEĞİL BU KAPI. HER NASILSAN ÖYLE GEL.

"Bütün bir insanlığı çağırıyor, aydınlık, nurlu kapısında, onlara gerçek yolu, Hak yolu gösteriyordu. Bu çağrıya uyanlar, onun etrafında kümeleşiyor, hidayet yolunu seçiyorlardı(bilgini, cahili, fakiri, zengini vs)Bu ilahi bir çağrıydı- Konya gönüller yurdu, âşıklar kabesi olmuştu. Nitekim bu çağrı Mevlana devrinde de, Mevlana’dan sonrada gönüllerde aksini bulmuş, onun mübarek türbesi, onu sevenlerin bir sığınağı, ziyaretgâhı olmuştu. Artık şimdi Mevlana çağırılıyordu ve biz ona söyle sesleniyorduk artik;

" Gel, gel, yine gel, yinede... Ey Gönüller Sultani, Ey Koca Pir, Mevlana gel! "Ey yılları yıllara ulayıp aşan, Ey nesillerden, nesillere ulasan... Doyumsuz sevgine doymuyor insan " Bir kere değil asla, bin kere Yinede gel, yine gel, yine gel"...

- 24/4/2007 - yapılan yorumlar {7} - sizde yorum yazın


´´ OĞUL ``

Kategori: Belirtilmemiş

         

OĞUL


Anne ben geldim, üstüm başım
Uzak yolların tozlarıyla perişan
Çoktan paralandı ördüğün kazak
Üzerinde yeşil nakışlar olan



Anne ben geldim, yoruldum artık
Her yolağzında kendime rastlamaktan
Hep acılı, sarhoş ve sarsak
Şiirler çırpıştıran bi adam

 



Kurumuş kuyunun suyu, incirin
sütü çoktan çekilmiş
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
Ayrık otları, dikenler bürümüş

 



Kapıdaki çıngırak kararmış nemden
Atnalı ve sarmısak duruyor ama
Oğlum, mektup yaz diyen
Sesin hala kulaklarımda

 



Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..

 

- 5/4/2007 - yapılan yorumlar {2} - sizde yorum yazın


Yokluğun

Kategori: Belirtilmemiş

- 4/4/2007 - yapılan yorumlar {1} - sizde yorum yazın


~~ANACIĞIM~~

Kategori: Belirtilmemiş

—Anneme ve bütün annelere—

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Kaç geceler bana ninni söylerdi,
Hasta olunca oydu başucumda bekleyen,
Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen
Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Uzun kış geceleri masal masaldı.
Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar,
Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı.
Akşam biraz geciksem yollara düşerdi .
Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.
Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
Bilirim yine kalbinde yerim anacığım.
Selam sana Kadınlar Günü İstanbul’dan.
Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan,
Vefalı ellerinden öperim anacığım.

- 4/4/2007 - yapılan yorumlar {6} - sizde yorum yazın


Bir Resim

Kategori: Belirtilmemiş

- 4/4/2007 - yapılan yorumlar {2} - sizde yorum yazın


Son Sayfa Sonraki Sayfa



Herkesin herşeyi olsun, Ben sadece DOST istiyorum...
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
kırıkkale Üniversitesi
Kategoriler
  • bunlari biliyormuydunuz
  • Din
  • ilginc olaylar
  • Resimler
  • teknoloji
  • Son Yazılar
    - BEN SENİ NEDEN Mİ SEVDİM?
    - BANA ŞİMDİ SUS DEME
    - SERENAD
    - ERKEKLER NE DER? NEYİ KASTEDER?...
    - SEN SEN SEN...
    - BİLİRMİSİN AŞKI?...
    - SONSUZ AŞK
    - "AH ANNE!.."
    - KALP VE...
    - "MEVLANA'da ~AŞK~"
    - ´´ OĞUL ``
    - Yokluğun
    - ~~ANACIĞIM~~
    - Bir Resim
    - Peygamber Efendimiz'in (SAV) Vasıfları
    - Hz. Adem'i Hz. Havva'mı bastan çıkarttı?
    - ^^AŞK BİTİNCE...^^
    - SENİ EN ÇOK SEVEN...
    - " O VAR !.."
    - ÇOÇUK GİBİ DÜŞÜNEBİLMEK...
    - 700 YILLIK ALTIN ÖĞÜT
    - ""NİYE BEN?""
    - "ÖYLE İÇİMDESİN Kİ!.."
    - Hz. MEVLANA' DAN
    - " Bu yaşa eriştin, Ne amel kıldın ?.."
    adopt your own virtual pet!

    IP 

    Öyle birisi ile dostluk kur ki, Senin değişmenle değişmesin!..
    "kemalettin_bagci@hotmail.com"